10 Eylül 2025 Çarşamba

Sevmek Zamanı (1965): Resmin Hapisanesi: "Sevmek Zamanı"nda İnsan-ı Kâmil ve Prag Okulu Perspektifinden Rızanın Diyalektiği

 

 

Giriş: Suretin Labirentinde

Metin Erksan’ın Sevmek Zamanı (1965), görünenin ötesine geçen metafizik bir arayıştır. Boyacı Halil’in bir resme duyduğu tutku, salt romantik bir sapma değil; insan-ı kâmil yolunda rıza (mutlak teslimiyet) sınavının ve Doğu Avrupa varoluşçuluğunun absürt labirentlerinde dolaşan bir alegoridir. Bu makalede, Halil’in yolculuğu İbn Arabi’nin tasavvuf felsefesi ışığında çözümlenecek; Franz Kafka’nın bürokratik yabancılaşması, Milan Kundera’nın “varoluşsal ağırlık” sorgulamaları ve Václav Havel’in “dürüst yaşam” arayışı perspektifinden Prag merkezli bir tematik analiz sunulacaktır.

I. Duvardaki İlahi Tecelli: Tasavvufta İnsan-ı Kâmil ve Rıza Sınavı
Halil’in resimle ilişkisi, suret ve hakikat diyalektiğinde kök salar:

·        Hayal Âlemi ve Hakikat: İbn Arabi (Fusûsü’l-Hikem) “hayal”i (hıyal) hakikate açılan bir kapı olarak görür. Resim, Halil için Mutlak Güzelliğin (Cemal) tecelli ettiği bir âyet’tir. Meral’in “Benimle resminin arasına girme” itirazı, mâsivâ’nın (Allah’tan gayrı) perdesini yırtma çabasıdır. Resim, insan-ı kâmil’in (kâmil insan prototipi) bir mazharıdır – somutlaşmış İlahi İsimler.

·        Fenâ’nın Prangaları: Meral’in bedensel varlığı, Halil’in tecelli algısını parçalar. Bu, tasavvuftaki fenâ fi’l-meşhûd (müşahede edilende yok oluş) halinin çöküşüdür. Gerçek Meral, Halil’in benlik’ini (ene) acıyla yüzleştirir – bir nefs terbiyesi süreci başlar.

·        Rıza’nın Pragmatik Sessizliği: Filmin belirsiz sonu, rıza’nın (Kalabâdî, et-Ta‘arruf) Doğu Avrupa’daki karşılığını arar. Rıza, ilahi takdire dirençsiz teslimiyettir. Halil’in köşkten ayrılışı, bir mağlubiyet mi yoksa Kafkaesk bir kabul’ün sessiz zaferi mi? Bu ikilem, Prag felsefesinin merkezinde yer alır.

II. Prag’ın Gölgesi: Kafka, Kundera ve Havel’in Labirentinde Suret
Doğu Avrupa’nın varoluşsal ve politik kaygıları, filmin dokusuna sızar:

·        Kafka ve “Resim Bürokrasisi”: Franz Kafka’nın (DavaŞato) labirentik bürokrasileri, Halil’in içine düştüğü metafizik bürokrasiyi yansıtır. Resim, ulaşılmaz bir Şato’dur. Meral’in gerçekliği, beklenmedik bir Dava açarak Halil’i “suçlu” ilan eder. Ulaşılması imkânsız bir otorite (İlahi Güzellik?) karşısındaki bu çaresizlik, Kafka’nın absürt dünyasının özüdür. Halil’in suskunluğu, K.’nın çığlıksız direnişidir.

·        Kundera ve Varoluşsal Hafifliğin Reddi: Milan Kundera (Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği), insanın ağırlık (sorumluluk, bağlılık, anlam) ile hafiflik (özgürlük, boşluk, anlamsızlık) arasındaki sarkacını sorgular. Halil, resmin ağırlığı’nı (kutsal anlam) seçerken, Meral’in dünyası (Başar, sosyal statü) ona dayatılan hafiflik’tir (yüzeysel ilişkiler). “Resminle arama girme” çıkışı, bu hafifliğe karşı bir isyandır. Kundera’nın kitsch eleştirisi (sahte duygusallık), Meral’in Halil’in aşkını kişiselleştirmesindeki yanılsamayı açıklar.

·        Havel ve “Dürüst Yaşam”ın Sınavı: Václav Havel (Güçsüzlerin Gücü), totaliter sistemde dürüst yaşam’ın (living in truth) imkânını arar. Halil, toplumsal yalanlara (Meral’in nişanlısı Başar, sınıf farkı) karşı suretin hakikatini savunur. Onun reddi, Havel’in “post-totaliter” bireyin sessiz direnişine benzer: Bir resme sadakat, sahte gerçekliğe karşı metafizik bir dürüstlük eylemidir. Prag Baharı’nın (1968) ruhu, Halil’in köşkteki yalnız isyanında titreşir.

·        Doğu Avrupa Melankolisi ve Spleen: Prag’ın spleen’i (Baudelaire’den ödünç melankolik kayıtsızlık), Halil’in son sahnedeki duruşunda yankılanır. Bu, tasavvuftaki rıza’dan farklı olarak, bir umutsuzluk değil, kayıtsız bir direnç halidir – sistemle (kozmik veya toplumsal) uzlaşmadan var olma çabası.

III. Analiz ve Sentez: Labirentte Kıble Arayışı
Sevmek Zamanı, bu iki geleneğin kesişiminde trajikomik bir diyalog kurar:

1.     Ulaşılmazlığın Ontolojisi: Kafka’nın Şato’su, İbn Arabi’nin Mutlak’ı gibi ulaşılmazdır. Halil’in resmi, bu ikisinin somutlaşmış halidir: Hem tecelli kapısı hem metafizik bürokratik engel. Meral, bu labirentte beklenmedik bir “memur”dur.

2.     Reddin Diyalektiği: Halil’in Meral’i reddi, hem tasavvufta mâsivâ’dan kaçış hem de Havelci anlamda yalan’ı reddediştir. Bu, Prag perspektifinde anlamsız bir dünyada anlam yaratma çabasıdır. Kundera’nın “ağırlık”ı burada direnişe dönüşür.

3.     Rıza mı, Absürt Kabul mü? Tasavvuftaki rıza aktif bir teslimiyettir. Prag varoluşçuluğunda ise (Camus’nün Sisifos’u gibi) absürt kabul, direnişin ta kendisidir. Halil’in sessizliği bu ikisi arasında salınır: İlahi takdire teslim mi, yoksa anlamsız dünyaya meydan okuyan bir “Evet” mi? (Kierkegaard’ın iman sıçraması’nın Doğu Avrupa versiyonu).

4.     Melankoli ve Kitsch: Meral’in Halil’in aşkını kişiselleştirmesi, Kundera’nın deyimiyle bir kitsch eylemidir (duygusal yanılsama). Halil’in yaşadığı travma, bu kitsch’in yıkılışı ve Pragvari bir melankolik berraklık doğurur.

Sonuç: Köşk, Şato’ya Bakıyor
Sevmek Zamanı, Halil’in resimle imtihanını, Doğu’nun metafizik derinliği ile Prag’ın varoluşsal labirentini birleştiren evrensel bir var olma manifestosuna dönüştürür. Film, İbn Arabi’nin insan-ı kâmil ve rıza idealini, Kafka’nın ulaşılmaz otorite korkusuna, Kundera’nın varoluşsal ağırlık-hafiflik diyalektiğine ve Havel’in sessiz hakikat direnişine yaslanarak okur. Halil’in “Benimle resminin arasına girme” sözü, sadece bir aşk reddi değil; totaliter yalanlara, kitsch duygusallığa ve anlamsız dünyanın dayatmalarına karşı metafizik bir isyandır. Erksan, bu buluşmayı, bir Akdeniz köşkünün duvarında asılı kadın resminde, Prag’ın gri sokaklarında yankılanan bir çığlığa dönüştürür. Rıza’nın sükûneti ile absürt’ün direnci, bu çığlığın sessizliğinde birleşir.


Kaynakça:

·        Tasavvuf (Temel Kaynaklar):

o   İbn Arabî, Muhyiddin. Fusûsü'l-Hikem. Çev. Ekrem Demirli. İstanbul: Litera Yayıncılık, 2012. (Hakikat, tecelli, hayal âlemi, insan-ı kâmil).

o   Kalabâdî, Ebû Bekir. et-Ta‘arruf li-Mezhebi Ehli’t-Tasavvuf. Çev. Süleyman Uludağ. İstanbul: Dergâh Yayınları, 1992. (Rıza, fenâ, mertebeler).

o   Chittick, William C. İmge Âlemleri: İbn Arabî ve Dinlerin Çeşitliliği Meselesi. Çev. Atilla Arkan. İstanbul: Kaknüs Yayınları, 1999. (Hayal âleminin ontolojik statüsü).

·        Doğu Avrupa / Prag Okulu (Temel Kaynaklar):

o   Kafka, Franz. Dava. Çev. Ahmet Cemal. İstanbul: Can Yayınları, 2023. (Bürokratik labirent, suçluluk, absürt).

o   Kafka, Franz. Şato. Çev. Ahmet Cemal. İstanbul: Can Yayınları, 2023. (Ulaşılmaz otorite, yabancılaşma).

o   Kundera, Milan. Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği. Çev. Aysel Bora. İstanbul: Can Yayınları, 2023. (Ağırlık/hafiflik, kitsch, tarih ve birey).

o   Havel, Václav. Güçsüzlerin Gücü. Çev. Cem Duran. İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 2019. (Dürüst yaşam, post-totaliterizm, otantik varoluş).

o   Havel, Václav. Dil Üzerine. Çev. Cemal Ener. İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 2019. (Yalan dili, hakikat arayışı).

·        Doğu Avrupa Felsefesi ve Bağlam:

o   Steiner, George. Gerçeklikler: Kafka, Kierkegaard ve Beckett Üzerine. Çev. Orhan Düz. İstanbul: Metis Yayınları, 2007. (Kafka’nın metafizik boyutu).

o   Szakolczai, Árpád. Reflexive Historical Sociology: European Perspectives. Londra: Routledge, 2000. (Doğu Avrupa entelektüel geleneği, Kafka ve Havel bağlamı).

o   Todorova, Maria. Balkanları Tahayyül Etmek. Çev. Dilek Şendil. İstanbul: İletişim Yayınları, 2003. (Doğu Avrupa kimliği, melankoli - Balkanlar üzerinden yaklaşım).

o   Goldfarb, Jeffrey C. Beyond Glasnost: The Post-Totalitarian Mind. Chicago: University of Chicago Press, 1992. (Havel sonrası dönemde Doğu Avrupa entelektüel iklimi).

·        Karşılaştırmalı Analiz ve Sinema:

o   Gürbilek, Nurdan. Kör Ayna, Kayıp Şark: Doğu-Batı ve Estetik Üzerine Yazılar. İstanbul: Metis Yayınları, 2004. (Türk modernleşmesi, kültürel arada kalmışlık, Sevmek Zamanı bağlamı).

o   Suner, Asuman. Hayalet Ev: Türk Sinemasında Melankoli ve Modernlik. İstanbul: Metis Yayınları, 2006. (Melankoli, yabancılaşma, 1960’lar sineması).

o   Coates, Paul. The Red and the White: The Cinema of People's Poland. Londra: Wallflower Press, 2005. (Doğu Bloku sinemasında absürt ve politik alegori - karşılaştırma için).

o   Kovács, András Bálint. Screening Modernism: European Art Cinema, 1950–1980. Chicago: University of Chicago Press, 2007. (Avrupa sanat sineması bağlamında Erksan, Kafkaesk temalar).

·        Film Tarihi ve Analizi:

o   Dorsay, Atilla. Sinemamızın Umut Yılları: 1960'lar. İstanbul: Remzi Kitabevi, 2004. (Dönem sineması, Erksan’ın yeri).

o   Scognamillo, Giovanni. Türk Sinema Tarihi. İstanbul: Kabalcı Yayınevi, 2003. (Genel tarihsel bağlam).

Bu akademik çerçeve, Sevmek Zamanı’nı, İslam tasavvufunun derin metafiziği ile Prag merkezli Doğu Avrupa varoluşçuluğunun politik ve absürt kaygılarını benzersiz bir şekilde harmanlayan bir başyapıt olarak konumlandırır. Halil’in resim karşısındaki tutumu ve yaşadığı kırılma, sadece estetik bir mesele değil; modern dünyada otantik varoluşun, hakikate bağlılığın ve anlamsızlık karşısında direncin sınandığı evrensel bir sınavdır. Köşkün duvarındaki resim, bir Şato’nun minyatürüdür; Halil’in suskunluğu ise Prag’ın melankolik ruhunun Akdeniz’deki yankısı.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki Bin Yirmi Altı Dünyasında İşçi, Köylü ve Emeğin Onuru

"Alın terine sahip çıkmayan, emeğine sahip çıkmayan, hakkını aramayan eşektir. Alın teri dökerek, emek harcayarak, iş değer emek üreter...