8 Ekim 2025 Çarşamba

Genç Karl Marx (2017) Filmi Üzerinden Sadeleştirilmiş Hegel'den Kopuş, Feuerbach'ı Aşma ve Diyalektiğin Ayakları Üzerine Dikilmesi Üzerine Eleştirel Bir İnceleme

 

Dünyayı Değiştiren Fikir: Genç Marx'tan Diyalektik Materyalizmin Doğuşu


Özet

Bu makale, Raoul Peck'in "Genç Karl Marx" (2017) filminden yola çıkarak, Karl Marx'ın entelektüel evriminde kritik bir dönemi, özellikle Hegelci diyalektikten kopuşunu ve tarihsel materyalist diyalektiği inşa sürecini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Tez-antitez-sentez diyalektiği çerçevesinde ilerleyen makale, öncelikle Hegelci idealist diyalektiğin "baş aşağı" duran yapısını basit bir dille açıklayacak, ardından Feuerbach'ın bu yapıya yönelttiği materyalist eleştirinin sınırlarını tartışacaktır. Makalenin merkezinde, Marx'ın 1844 El Yazmaları ve Alman İdeolojisi gibi gençlik eserlerinde formüle ettiği, emek (praksis) merkezli tarihsel materyalist diyalektik anlayışı yer almaktadır. Bu anlayışın, diyalektiği "ayakları üzerine nasıl diktiği", çelişki, nicelikten niteliğe geçiş ve olumsuzlamanın olumsuzlanması gibi yasaların toplum ve doğadaki tezahürleri üzerinden incelenecektir. Son olarak makale, iki temel sorgulamayı derinlemesine ele alacaktır: 1) Diyalektik materyalizmin bilimsel bir yöntem olarak geçerliliği ve Karl Popper gibi düşünürlerin "yanlışlanamazlık" eleştirisi, 2) Engels'in "Doğanın Diyalektiği" projesi ile Marx'ın toplumsal praksis vurgusu arasındaki gerilim ve bu gerilimin 20. yüzyıl Marksizmleri üzerindeki etkisi. Tüm bu analizler, Marksist teorinin dogmatik bir şema değil, yaşayan, eleştirel ve dönüştürücü bir praksis olduğu argümanıyla sonuçlandırılacaktır.


Giriş: Oyun Odasındaki Fırtına veya Neden Hâlâ Genç Karl Marx'ı Okumalıyız?

(Bu bölüm, 5 yaşındaki bir çocuğa hitap edecek şekilde tasarlanmıştır ve makalenin temel metaforunu oluşturur.)

Hayal et. En sevdiğin Legolarla oynuyorsun. Önce bir kale inşa ettin. Bu kale çok sağlam, çok güzel. Ama sonra aklına bir fikir geldi: "Bu kale aslında bir uzay gemisi olabilir!" Kalenin bazı parçalarını sökmeye, onları farklı şekillerde birleştirmeye başladın. Kale, uzay gemisi fikrine direniyor gibiydi. Ama sen, yeni parçalar ekleyerek, bazılarını çıkararak, en sonunda hem kalenin kulesine hem de uzay gemisinin motorlarına sahip, yepyeni, harika bir şey yarattın: Bir "Kale-Gemi"!

İşte 19. yüzyıl Avrupa'sı da böyle bir oyun odasıydı. Her şey altüst oluyor, değişiyor, dönüşüyordu. Eski, taştan kaleler (krallıklar) yıkılıyor, yerini dev, gürültülü, dumanlı fabrikalara bırakıyordu. İnsanlar köylerden kopup bu yeni fabrika şehirlerine akıyor, çok uzun saatler çalışıp çok az para kazanıyorlardı. Birkaç tane çok zengin insan varken, sayıları gittikçe artan yoksul işçiler vardı. Bu, çok adaletsiz bir oyundu.

"Genç Karl Marx" filmi, işte bu karmakarışık oyun odasının tam ortasında, oyunun kurallarını değiştirmek isteyen iki genç adamın hikayesidir: Karl Marx ve Friedrich Engels. Onlar, "Neden böyle?" diye sordular. "Bu oyun neden bu kadar adaletsiz? Ve nasıl daha iyi, daha adil bir oyun kurabiliriz?"

Bu sorulara cevap ararken, dünyanın nasıl işlediğine dair en güçlü anahtarlardan birini buldular: Diyalektik Materyalizm. Bu, korkutucu görünen iki kelime. Ama aslında çok basit:

  • Diyalektik: Her şeyin sürekli değiştiğini ve bu değişimin bir "tartışma" veya "mücadele" ile olduğunu söyler. Tıpkı kalenin uzay gemisiyle tartışıp yeni bir Kale-Gemi yaratması gibi.

  • Materyalizm: Oyunun, hayallerle değil, gerçek, dokunulabilir Legolarla (fabrikalarla, ekmekle, parayla, makinelerle) oynandığını söyler.

Marx ve Engels, "Hayır," dedi, "değişimi yaratan şey, fikirlerin tartışması değil, bu gerçek Legolar, yani maddi şeyler üzerindeki mücadeledir." İşte bu makale, bu devrimci anahtarın nasıl yapıldığının, nasıl çalıştığının ve neden hâlâ bu kadar önemli olduğunun hikayesidir.


Bölüm 1: Baş Aşağı Durmuş Bir Dünya: Hegel ve İdealist Diyalektiğin Egemenliği

(Bu bölüm, temel kavramları basitleştirirken, teorik derinliği de koruyacak şekilde yazılmıştır.)

1.1. Hegel'in Büyülü Diyalektiği: Tin'in Macerası

Marx'ın gençliğinde, düşünce dünyasına Georg Wilhelm Friedrich Hegel isimli bir düşünür damgasını vurmuştu. Hegel'in bir sihiri vardı: Diyalektik. Daha önceki basit açıklamamızı genişletelim:

  • Tez: Bir başlangıç fikri, durumu. (Örn: Bir Tohum)

  • Antitez: Bu ilk fikre karşı çıkan, onunla çelişen zıt fikir veya durum. (Örn: Tohumun filizlenmesi - tohum olma halinin yok oluşu)

  • Sentez: Bu çatışmadan doğan yeni, daha zengin, daha karmaşık fikir veya durum. (Örn: Filizin büyüyerek bir bitki olması)

Hegel için bu süreç, sadece tohumlar veya kaleler için değil, Tüm Tarih ve Gerçeklik için geçerliydi. Ama onun için asıl önemli olan, bu süreci hareket ettiren şeydi: Mutlak Tin (Geist) veya Mutlak Fikir.

5 Yaş İçin Açıklama: Hegel diyor ki: "Aslında bütün oyundan önce, görünmeyen, mükemmel bir 'OYUN KURUCU FİKİR' vardı. Bu Fikir, kendini tanımak istedi. Önce kendine yabancılaştı ve 'doğa' oldu: dağlar, nehirler, legolar. Sonra bu legolardan 'insan bilinci' çıktı. İnsanlık tarihi, bu OYUN KURUCU FİKRİN, legoların (doğa) içinden sıyrılıp yeniden kendine dönme, kendini bulma mücadelesidir. Devlet, din, sanat, felsefe... Hepsi bu Fikir'in kendini bulma aşamalarıdır."

Yani, gerçek kahraman, gerçek değiştirici güç, FİKİRLERDİR. Maddi dünya (fabrikalar, açlık, sömürü) sadece bu büyük fikirsel maceranın bir yan ürünü, bir gölgesidir. Marx'ın deyimiyle, Hegel'de diyalektik baş aşağı duruyordu; ayakları havada, kafası yerdeydi.

1.2. Genç Hegelciler ve Fikirler Savaşı: Filmin İlk Sahnesi

"Genç Karl Marx" filmi, Genç Hegelciler olarak adlandırılan bir grupla başlar. Bruno Bauer gibi bu düşünürler, Hegel'in diyalektiğini alıp dine, özellikle de Hıristiyanlığa karşı kullanıyorlardı. Onlara göre sorun, insanların yanlış dini fikirlere inanmasıydı. Eğer insanları bu yanlış fikirlerden (örneğin dinin bir "afyon" olduğu fikri) kurtarabilirlerse, toplum özgürleşecekti. Mücadele, gazete sayfalarında, felsefi metinlerde, fikirler alanında veriliyordu.

Sorgulama: Bu yeterli mi? Bir insanın karnı açken, onun dini fikirlerini eleştirmek onu doyurur mu? Fabrikada 16 saat çalışan bir işçi, sadece "özgür düşünceye" sahip olduğu için özgür olur mu? Marx, filmde giderek bu fikirden rahatsız olmaya başlar. Sorunun kökü daha derindedir.


Bölüm 2: Dünyayı Düzeltmeye Çalışan Bir Çekiç: Feuerbach'ın Materyalist Eleştirisi

2.1. Feuerbach'ın Devrimci Darbesi: Tanrı'yı İnsan Yaratır

Ludwig Feuerbach, Hegel'in o büyülü, baş aşağı duran dünyasını düzeltmek için basit ama sarsıcı bir çekiç indirdi. Onun ünlü tezi şuydu: "Tanrı'yı yaratan insandır, insanı yaratan Tanrı değil."

5 Yaş İçin Açıklama: Feuerbach diyor ki: "Hegel Amca yanılıyor! Oyunu kuran görünmez bir Fikir yok. Aslında, biz insanlar, kendi içimizdeki en iyi, en güçlü, en sevgi dolu hisleri (sevgiyi, adaleti, gücü) alıp, onları çok büyütüp gökyüzüne fırlattık ve ona 'Tanrı' dedik. Yani Tanrı, bizim bir aynamızdır. Önce biz varız, sonra bizim fikirlerimiz."

Bu, devrimci bir hamleydi. Materyalizm, yani "önce madde gelir" fikri, felsefenin kapısından girmiş oldu. Dünya artık baş aşağı durmuyordu; ayakları yere basıyordu. Bu ayaklar, maddi, biyolojik İNSAN'dı.

2.2. Feuerbach'ın Sınırları: Donuk Bir Ayna ve Pasif Materyalizm

Ancak Feuerbach'ın çekici bir yere kadar işe yaradı. Onun materyalizmi bir tür seyirci materyalizmiydi.

  • Soyut "İnsan Doğası": Feuerbach için temel olan, tarih boyunca değişmeyen, soyut bir "insan özü" veya "insan doğası"ydı. Din, bu insan doğasının yabancılaşmasıydı.

  • Praksis Eksikliği: Feuerbach, dünyayı yorumlamakla yetindi. Onu değiştirmek için bir yol, bir eylem kılavuzu (praksis) sunmadı. İnsanı, pasif, sadece seyreden ve düşünen bir varlık olarak gördü.

Marx, Feuerbach'a şöyle haykıracaktı: "Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumladılar; oysa sorun onu değiştirmektir." (11. Feuerbach Üzerine Tezi). Feuerbach, aynayı düzeltmişti ama aynadaki insanın, aslında oyun oynayan, üreten, dönüştüren bir varlık olduğunu görememişti.


Bölüm 3: Devrimci Sentez: Diyalektiğin Ayakları Üzerine Dikilmesi ve Tarihsel Materyalizmin Doğuşu

(Bu bölüm, makalenin kalbidir ve Marx'ın özgün katkısını detaylandırır.)

3.1. Marx'ın Büyük Sentezi: Hegel'in Diyalektiği + Feuerbach'ın Materyalizmi + EMEK

Marx, harika bir teorist olarak, hem Hegel'den hem de Feuerbach'tan öğrenirken onların kusurlarını gördü. Sentezi şuydu:

  1. Hegel'den Aldığı: Diyalektiğin dinamik, hareketli, çelişkilerle dolu yapısını. Ama onu mistik "Tin" kabuğundan ayırdı.

  2. Feuerbach'tan Aldığı: Materyalist temeli, yani önce maddenin geldiği fikrini. Ama onun soyut "insan doğası"nı reddetti.

  3. Kendi Özgün Katkısı: İnsanı tanımlayan şeyin, değişmeyen bir "öz" değil, EMEK (PRAKSIS) olduğu fikrini ekledi.

5 Yaş İçin Açıklama: Marx diyor ki: "Biz insanlar sadece düşünen varlıklar değiliz. Biz OYUNCUYUZ! Legolarla oynar, onlardan yeni şeyler yaratırız. İşte asıl önemli olan budur! Biz çalışırız, üretiriz, inşa ederiz, ekmeğimizi kazanırız. Ve bu 'oyun oynama' biçimimiz (yani nasıl çalıştığımız, kimin legolara sahip olduğu), nasıl düşündüğümüzü, nasıl hissettiğimizi, hatta inandığımız tanrıları bile belirler. Önce OYUN (üretim) gelir, sonra FİKİRLER."

3.2. Tarihsel Materyalizmin Diyalektiği: Oyunun Kurallarını Anlamak

İşte Marx, bu "oyun oynama biçimi"ni analiz etmek için tarihsel materyalizmi geliştirdi. Anahtar kavramlar:

  • Üretici Güçler: Oyunu oynamak için kullandığımız araçlar: İnsan emeği, aletler, makineler, teknoloji, bilgi. (Legolar, onları birleştiren elleriniz ve aklınız).

  • Üretim İlişkileri: Oyundaki kurallar: Legolara kim sahip? Kiminle oynuyorsun? İş bölümü nasıl? (Köle/Sahip, Serf/Lord, İşçi/Patron ilişkisi).

  • Diyalektik Çelişki ve Devrim: Üretici güçler geliştikçe (el aletleri -> buharlı makine), eski üretim ilişkileri (feodal toprak düzeni) bu yeni, güçlü legolara uyum sağlayamaz, onlara dar gelmeye başlar. Bu bir GERİLİM, bir ÇELİŞKİ yaratır.

Filmin Somutlaştırması: Filmde Engels, Marx'ı Manchester'deki fabrikalara götürür. Bu sahneler, bu diyalektiği canlandırır:

  • Tez: Feodalizm (Lord ve Serf).

  • Antitez: Gelişen buharlı makineler (yeni üretici güçler) ve bu makineleri kontrol eden Burjuvazi sınıfı. Feodal ilişkiler, bu yeni güçlere engel olur.

  • Sentez: Burjuvazi, feodalizmi devirir ve KAPİTALİZM doğar.

Ama diyalektik burada durmaz! Kapitalizm de kendi mezar kazıcılarını, yani PROLETARYA'yı (işçi sınıfını) yaratır. İşçi ile patron arasındaki çelişki, kaçınılmaz olarak yeni bir senteze, KOMÜNİZM'e doğru evrilecektir.

3.3. Diyalektik Yasaların Tezahürü

  • Çelişkilerin Birliği ve Mücadelesi: Kapitalizmdeki temel çelişki, toplumsal olan üretim (birçok işçinin birlikte çalışması) ile özel olan mülkiyet (ürünlerin patrona ait olması) arasındadır.

  • Niceliğin Niteliğe Dönüşmesi: İşçilerin küçük, lokal direnişleri (nicel birikim), bir anda genel bir greve veya devrimci bir duruma (nitel sıçrama) dönüşebilir.

  • Olumsuzlamanın Olumsuzlanması: İlkel komünal toplum (tez), sınıflı toplumlar tarafından olumsuzlandı (antitez). Komünizm, sınıflı toplumu olumsuzlayarak (olumsuzlamanın olumsuzlanması) ilkel komünal toplumun "ortaklaşmacı" ruhunu, ama çok daha yüksek bir teknolojik ve kültürel seviyede (sentez) yeniden kuracaktır.


Bölüm 4: Sorgulama ve Eleştiri: Bilim mi, Dogma mı? İki Büyük Tartışma

(Bu bölüm, makalenin eleştirel ve sorgulayıcı yönünü güçlendirir.)

4.1. Sorgulama 1: Diyalektik Materyalizm Bilimsel Midir?

Karl Popper gibi filozoflar, diyalektiğin bilimsel olmadığını, çünkü yanlışlanamaz olduğunu iddia etmişlerdir. Bilimsel bir teori, yanlışlanabilir olmalıdır; yani hangi koşulda yanlış olduğunu gösterebileceğiniz bir deney veya gözlem olmalıdır.

Eleştiri: Popper'a göre, diyalektik her sonucu açıklayabilir. Örneğin, işçi sınıfı devrim yaparsa, bu "tarihsel diyalektiğin zaferi"dir. Eğer devrim yapamaz ve kapitalizm devam ederse, bu da "diyalektiğin bir anı, geçici bir sentez" olarak yorumlanır. Her iki durumda da teori "doğrulanmış" olur. Bu, onu bilimdense, metafizik bir inanç sistemi yapar.

Marksist Yanıt:

  1. Tarihsel Somutluk: Tarihsel materyalizm, evrensel, mekanik yasalar koymaz. Her toplumsal formasyon somut tarihsel koşullarda incelenmelidir.

  2. Açıklayıcı Güç: Diyalektik materyalizm, kapitalizmin krizlerini, sınıf mücadelesini, ideolojinin işlevini açıklamada diğer teorilerden daha güçlü ve kapsamlı bir çerçeve sunar.

  3. Praksisin Sınaması: Teorinin nihai testi, onun devrimci praksisteki başarısıdır. Ancak bu, Stalinizm gibi tarihsel çarpılmalarla karıştırılmamalıdır.

4.2. Sorgulama 2: Doğanın Diyalektiği ve Marx-Engels Gerilimi

Bu, Marksist teori içindeki en can alıcı tartışmalardan biridir.

  • Engels'in Pozisyonu ("Doğanın Diyalektiği"): Engels, diyalektik yasaların sadece insan toplumu için değil, doğanın kendisi için de geçerli olduğunu savunur. Evrim teorisi, fizik ve kimyadaki bulgular, onun için diyalektiğin doğadaki kanıtlarıdır. Amaç, "doğa, toplum ve düşüncenin genel hareket yasalarını" bulmaktır.

  • Marx'ın Vurgusu (Tarihsel Materyalizm ve Praksis): Marx'ın asıl ilgi alanı, insan tarihi ve toplumudur. Doğa, daha çok insan emeğinin dönüştürdüğü, "insanileştirilmiş doğa" olarak onun ilgisini çeker. Doğanın kendi başına bir diyalektiği olduğu konusunda Marx açıkça yazmamıştır.

Sorgulama ve Eleştiri:

  • İndirgemecilik Tehlikesi: Engels, diyalektiği, toplumsal olanın karmaşıklığını göz ardı ederek, doğa yasalarına indirgiyor olabilir mi? Bu, Georg Lukács gibi düşünürlerin temel eleştirisidir.

  • Dogmatizmin Kapısı: Engels'in projesi, daha sonra Sovyetler Birliği'nde "Diyalektik Materyalizm" (Dia-Mat) adı altında katı, dogmatik ve mekanik bir resmi devlet felsefesine dönüştürülmüş müdür?

  • Uyum mu, Kopuş mu? Engels, Marx'ın projesine sadık mı kalıyordu, yoksa ondan epistemolojik bir kopuş mu yaşıyordu? Bu, akademide hala süren bir tartışmadır.

"Genç Karl Marx" filmi, bu iki arkadaşın simbiyotik ilişkisini gösterirken, aralarındaki bu teorik farklılıkları vurgulamaz. Ancak, filmin odaklandığı dönemde (1844-48) bu ayrım henüz keskin değildi.


Sonuç: Bitmeyen Bir Diyalog Olarak Marksizm

"Genç Karl Marx" filmi, bir doktrinin donmuş halini değil, onun doğuş anındaki canlı, tartışmalı, heyecan verici halini gösterir. Marx ve Engels, diyalektiği ayakları üzerine dikerek, bize dünyayı anlamak ve değiştirmek için eşsiz bir araç sundular.

Ancak bu araç, kullanıcısını bekleyen, basit bir kullanma kılavuzu değildir. O, kendi içinde diyalektik bir varlıktır: Sürekli sorgulanmalı, eleştirilmeli, yeni tarihsel koşullar ve bilimsel gelişmeler ışığında yeniden yorumlanmalı ve geliştirilmelidir. Doğa diyalektiği tartışması ve bilimsellik sorgulaması, bu sürecin bir parçasıdır.

Marx'ın kendi diyalektiği bize şunu öğretir: Hiçbir teori, kendisini tarihin nihai sentezi ilan edemez. Gerçek Marksist gelenek, dogmalara değil, eleştiriye, özeleştiriye ve en önemlisi, maddi hayatı dönüştürme eylemi olan praksise bağlılıktır. "Genç Karl Marx" bize, bu bitmeyen diyaloğun en taze, en enerjik halini hatırlatır.


KAYNAKÇA

A. Birincil Kaynaklar (Marx & Engels)

  1. Marx, Karl. (1844). 1844 El Yazmaları (Ekonomi Politiğin ve Felsefenin Eleştirisi). Çev: Kenan Somer. Sol Yayınları.

  2. Marx, Karl. (1845). Feuerbach Üzerine Tezler. (Alman İdeolojisi içinde).

  3. Marx, Karl. & Engels, Friedrich. (1846). Alman İdeolojisi. Çev: Sevim Belli. Sol Yayınları.

  4. Marx, Karl. (1847). Felsefenin Sefaleti. Çev: Ahmet Kardam. Sol Yayınları.

  5. Marx, Karl. & Engels, Friedrich. (1848). Komünist Parti Manifestosu. Çev: Nail Satlıgan. Yordam Kitap.

  6. Engels, Friedrich. (1845). İngiltere'de Emekçi Sınıfların Durumu. Çev: Yavuz Alogan. Yar Yayınları.

  7. Engels, Friedrich. (1878). Anti-Dühring. Çev: Kenan Somer. Sol Yayınları.

  8. Engels, Friedrich. (1886). Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu. Çev: Sevim Belli. Sol Yayınları.

  9. Engels, Friedrich. (1925/1940). Doğanın Diyalektiği. Çev: Arif Gelen. Sol Yayınları.

  10. Marx, Karl. (1867). Kapital, Cilt 1: Kapitalist Üretimin Eleştirisi. Çev: Mehmet Selik & Nail Satlıgan. Yordam Kitap.

B. Diğer Felsefi Metinler

  1. Hegel, G.W.F. (1807). Tinin Görüngübilimi. Çev: Aziz Yardımlı. İdea Yayınları.

  2. Hegel, G.W.F. (1817). Mantık Bilimi. Çev: Aziz Yardımlı. İdea Yayınları.

  3. Feuerbach, Ludwig. (1841). Hıristiyanlığın Özü. Çev: Devin Bozok. Say Yayınları.

C. İkincil Kaynaklar ve Yorumlar

  1. Althusser, Louis. (1965). Marx İçin. Çev: Işık Ergüden. İthaki Yayınları.

  2. Althusser, Louis. (1993). Gelecek Uzun Sürer. Çev: Işık Ergüden. Can Yayınları.

  3. Arthur, C.J. (2004). The New Dialectic and Marx's Capital. Brill.

  4. Avineri, Shlomo. (1968). The Social and Political Thought of Karl Marx. Cambridge University Press.

  5. Carver, Terrell. (1983). Marx and Engels: The Intellectual Relationship. Indiana University Press.

  6. Colletti, Lucio. (1975). Marxism and Hegel. Çev: Lawrence Garner. Verso Books.

  7. Eagleton, Terry. (2011). Marx Neden Haklıydı? Çev: Oya Oral. Yordam Kitap.

  8. Foster, John Bellamy. (2000). Marx's Ecology: Materialism and Nature. Monthly Review Press.

  9. Kitching, Gavin. (1988). Karl Marx and the Philosophy of Praxis. Routledge.

  10. Löwy, Michael. (2005). Ateşi Çalmak: 19. Yüzyıl Sosyalizminin Tarihi. Çev: Atılgan Bayar. Yordam Kitap.

  11. Lukács, Georg. (1923). Tarih ve Sınıf Bilinci. Çev: Yılmaz Öner. Belge Yayınları.

  12. Marcuse, Herbert. (1941). Reason and Revolution: Hegel and the Rise of Social Theory. Oxford University Press.

  13. McLellan, David. (1973). Karl Marx: His Life and Thought. HarperCollins.

  14. Mészáros, István. (1970). Marx's Theory of Alienation. Merlin Press.

  15. Ollman, Bertell. (2003). Dance of the Dialectic: Steps in Marx's Method. University of Illinois Press.

  16. Popper, Karl. (1945). Açık Toplum ve Düşmanları, Cilt 2: Hegel ve Marx. Çev: Mete Tunçay. Liberte Yayınları.

  17. Sartre, Jean-Paul. (1960). Diyalektik Aklın Eleştirisi, Cilt 1. Çev: Serdar Rıfat Kırkoğlu. Can Yayınları.

  18. Schmidt, Alfred. (1971). The Concept of Nature in Marx. Çev: Ben Fowkes. NLB.

  19. Sperber, Jonathan. (2013). Karl Marx: A Nineteenth-Century Life. Liveright Publishing.

  20. Wood, Allen W. (2004). Karl Marx. Routledge.

D. Film ve Görsel Kaynak

  1. Peck, Raoul (Yönetmen). (2017). The Young Karl Marx [Film]. Agat Films & Cie, Velvet Film, RTBF. (Türkçe: "Genç Karl Marx")

  2. Peck, Raoul & Bonitzer, Pascal. (2017). The Young Karl Marx Senaryosu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki Bin Yirmi Altı Dünyasında İşçi, Köylü ve Emeğin Onuru

"Alın terine sahip çıkmayan, emeğine sahip çıkmayan, hakkını aramayan eşektir. Alın teri dökerek, emek harcayarak, iş değer emek üreter...