Sermayenin Fırtınalı Okyanusu: Birikim, Kriz ve Diyalektik Kaçınılmazlık
Yazar: [Makalenin Yazarı]
Danışman: Karl Marx, Friedrich Engels, Raoul Peck, David Harvey, John Bellamy Foster
Giriş: Boncuklardan Dünya Sistemine
Bir an için 5 yaşında olduğunuzu ve elinizde 5 tane renkli boncuğunuz olduğunu hayal edin. Bu boncuklar sizin hazineniz, yani sermayenizdir. Ancak, boncuklar tek başına pek bir işe yaramaz. Onları güzel bir kolye yapmak için bir ipe dizmeniz gerekir. İşte bu diziş eylemi, emeğinizdir. Yaptığınız kolyeyi, boncukların ve ipin değerinden daha fazlasına, diyelim ki 10 boncuğa satarsınız. Siz 5 boncukla başladınız ve şimdi 10 boncuğunuz var. Aradaki 5 boncukluk bu fazlalık, sizin kârınızdır; Marx'ın deyişiyle artı-değerinizdir.
Şimdi, bu basit oyunu tüm dünyaya yayın. Boncuklar yerine devasa fabrikalar, makineler ve hammaddeler olsun. Kolye yapımı yerine arabalar, akıllı telefonlar ve gömlekler üretilsin. İşte bu, yetişkinlerin dünyasındaki kapitalist ekonomidir.
Raoul Peck'in Genç Karl Marx filmi, tam da bu devasa "boncuk ve kolye" sisteminin, yani kapitalizmin, 19. yüzyılda nasıl şekillendiğini ve bu sistemi anlamamızı, eleştirmemizi ve onunla nasıl mücadele edeceğimizi öğreten iki gencin hikayesini anlatır. Film, 1844-1848 yılları arasında, Karl Marx ve Friedrich Engels'in, dünyayı sarsacak fikirlerini nasıl geliştirdiklerini gösterir.
Peki, neden bugün, 170 yıl sonra bu filmi ve bu fikirleri hala konuşuyoruz? Cevap basit: Çünkü o iki gencin teşhis ettiği sorunlar, bugün çok daha büyümüş, karmaşıklaşmış ve gezegenimizin geleceğini tehdit eder hale gelmiştir. 2008'deki küresel finans çöküşü, derinleşen eşitsizlik, iklim felaketi... Tüm bunlar, Marx'ın analizlerinin hala ne kadar güncel olduğunu gösteriyor.
Bu makale, Genç Karl Marx filminden yola çıkarak, kapitalizmin kalbinde yatan üç temel süreci inceleyecek: Sermaye Birikimi, Merkezileşme ve kaçınılmaz Genel Bunalım Eğilimi. Bunu, Marx'ın en sevdiği yöntem olan diyalektik yöntemle yapacağız: Bir fikir ortaya atacağız (Tez), ona itiraz edeceğiz (Antitez) ve bu çatışmadan daha zengin bir anlayışa ulaşacağız (Sentez). Son olarak, bu teorileri 21. yüzyılın en acil sorunu olan ekolojik krizle eleştirel bir şekilde birleştireceğiz.
Bölüm 1: Temeller - Boncuk Oyununun Kuralları (5 Yaş Seviyesinde Bir Başlangıç)
Soru: Boncuklarınızla kolye yapıp satarak boncuklarınızı çoğaltmaya çalışıyorsunuz. Peki bu oyun nasıl büyür ve neden bazen "oyun bozulur"?
1.1. Tez (Oyunun İtki Gücü): Birikim ve Kriz Tohumları
Sermaye Birikimi: 5 boncuğunuzu 10 yaptınız. Ertesi gün, bu 10 boncuğun tamamını daha büyük, daha süslü kolyeler yapmak için kullanırsınız. Daha fazla boncuk, daha fazla kolye, daha fazla kâr demektir. İşte bu, sermaye birikimidir. Sürekli daha fazlasını istemek, bu sistemin temel kuralıdır.
Sermayenin Organik Bileşiminin Yükselmesi: Diyelim ki el yapımı kolye dizmek yavaş. Daha hızlı dizmek için boncuklarınızın bir kısmını "boncuk dizme makinesi" almak için harcarsınız. Bu makine pahalıdır. Artık sermayenizin çoğu bu makinede (ölü emek), daha az kısmı ise sizin emeğinizde (canlı emek) somutlaşmıştır. İşte bu, sermayenin organik bileşiminin yükselmesidir.
Kâr Oranlarının Düşme Eğilimi: Ama bir sorun var! Kolyenin değerini yaratan şey, sizin onu yaparken harcadığınız emeğinizdir. Makine değer üretmez, sadece kendi değerini kolyeye yavaş yavaş aktarır. Eğer makine çok pahalıysa ve sizin emeğiniz (boncuk dizme işi) azalıyorsa, ürettiğiniz "ekstra boncuk" (artı-değer) da göreli olarak azalabilir. Yani, çok para harcadığınız makineye rağmen, boncuk başına kârınız düşer. Buna kâr oranlarının düşme eğilimi denir.
Aşırı Birikim: Kâr oranınız düştüğü için, daha da fazla kâr etmek için daha da fazla kolye üretirsiniz. Ama bir süre sonra mahallede herkes kolye satmaya başlar. Artık kimse sizin kolyenizi almak istemez. Deponuz kolye dolar, ama onları satacak kimse yoktur. İşte bu, aşırı birikim veya aşırüretim krizidir.
Filmden Bir Sahne: Filmde Friedrich Engels, Karl Marx'ı babasının Manchester'daki tekstil fabrikasına götürür. Oradaki devasa, gürültülü makineler, bizim "boncuk dizme makinesinin" devasa versiyonlarıdır. İşçiler ise, makinaların karşısında boncuk dizmeye çalışan çocuklara benzer. Engels, Marx'a bir gömleğin fiyatı ile işçiye ödenen ücret arasındaki farkı gösterir. İşte o fark, yani artı-değer, fabrikatör Engels'in cebine giren "ekstra boncuklardır".
1.2. Antitez (Oyunun Hileleri): Sistem Kendini Nasıl Kurtarır?
Peki, sistem neden hemen çökmez? Çünkü kapitalizm, krizi ertelemek için "hileler" veya karşıt eğilimler geliştirir.
Yoğun Sömürü: Daha uzun sürelerle veya daha hızlı çalışırsınız. "Boncuk dizme makinesi" daha hızlı çalıştırılır. Filmdeki işçilerin bitkin halleri ve foreman'ın (ustabaşı) sürekli baskısı bunun bir yansımasıdır.
Dış Ticaret: Mahalleniz doyduysa, kolyelerinizi başka bir mahallede, hatta başka bir ülkede satmaya gidersiniz. Oralarda kolye görmemiş insanlar vardır. Bu, küreselleşmenin temelidir.
Yenilik: Yeni, daha ucuz veya daha verimli bir "boncuk dizme makinesi" icat edersiniz. Bu, maliyetleri düşürerek kâr oranınızı geçici olarak yükseltir.
Filmdeki Yansıması: Filmde Pierre Proudhon gibi düşünürler, kapitalizmi yıkmak yerine, "adil bir boncuk değişim sistemi" kurmaya çalışırlar. Bu, sistemi temelden değiştirmeyen bir "karşıt eğilim" çabasıdır. Marx ve Engels onunla tartışırken, aslında bu tür yüzeysel çözümlerin yetersiz olduğunu savunurlar.
1.3. Sentez (Kaçınılmaz Sonuç): Oyun Bozulur
Karşıt eğilimler oyunu uzatabilir, ama sonsuza kadar sürdüremez. Bir noktada, tüm hileler tükenir. Kolye satılamaz hale gelir. Bazı çocuklar iflas eder (küçük boncukçu dükkanları kapanır). Boncukların ve makinelerin değeri düşer. Bu "değer yıkımı"ndan sonra, oyun yeniden, daha az oyuncuyla başlayabilir. İşte bu, ekonomik krizdir. Kriz, kapitalizmin doğal ve kaçınılmaz bir parçasıdır; onun "ateşli bir soğuk algınlığı" değil, var olma biçimidir.
Eleştirel Soru: Peki, bu kolye yapma çılgınlığı sırasında, boncuklarınızı topladığınız orman yok olursa, ipinizi yaptığınız nehir kirlenirse ne olur? Bu, oyunun kurallarını nasıl değiştirir?
Bölüm 2: Diyalektiğin Derin Sularına Dalış - Tez, Antitez ve Sentezin Teorik İnşası
2.1. TEZ: Kâr Oranlarının Düşme Eğilimi Yasası ve Mekanizması
Marx'ın Kapital'in üçüncü cildinde ortaya koyduğu bu yasa, onun kriz teorisinin kalbinde yer alır. Yetişkin dilinde ifade edersek:
Tanımlar:
Toplam Sermaye (C) = Değişmeyen Sermaye (c) + Değişen Sermaye (v)
c (Değişmeyen Sermaye): Makineler, binalar, hammaddeler. Üretim sürecinde değeri aynen korunur ve ürüne aktarılır. "Ölü emek".
v (Değişen Sermaye): İşçilere ödenen ücretler. Üretim sürecinde kendi değerinden daha fazlasını (artı-değer) yaratır. "Canlı emek".
Artı-Değer (s): İşçinin, kendi ücretinin değerinden daha fazlasını üretmesiyle ortaya çıkan ve kapitalist tarafından el konulan değer.
Kâr Oranı (p') = s / (c + v)
Tezin İşleyişi:
Kapitalistler, rekabet baskısıyla verimliliği artırmak zorundadır. Bunun en temel yolu, daha gelişmiş makineler (c) kullanmaktır. Bu, sermayenin organik bileşimini (c/v) yükseltir. Ancak, artı-değerin (s) tek kaynağı, canlı emek, yani değişen sermayedir (v). c arttıkça ve v'nin toplam sermaye içindeki payı azaldıkça, aynı oranda artı-değer üretmek giderek zorlaşır. Matematiksel olarak, (c+v) paydası, özellikle de c hızla büyürken, pay olan s aynı hızla büyüyemez. Bu da kâr oranı p' nin düşme eğilimine girmesine neden olur.
Bu, kapitalizmin içsel ve çözülemez bir çelişisidir: Kapitalistler, kâr oranlarını korumak için tam da onu düşüren şeyi (makinelere yatırımı) yapmak zorundadır.
Filmdeki Yansıma: Film, Sanayi Devrimi'nin tam da bu süreci yaşadığı bir dönemi anlatır. El tezgahlarının yerini buhar gücüyle çalışan devasa mekanik dokuma tezgahları almaktadır. Bu, organik bileşimdeki muazzam bir sıçramadır. Küçük zanaatkarlar iflas ederken (değer yıkımı), büyük fabrikalar hayatta kalır. Bu, aynı zamanda sermayenin merkezileşmesi sürecidir: küçük boncukçuların yok olması, büyük boncuk krallıklarının ortaya çıkması.
2.2. ANTİTEZ: Karşıt Eğilimler - Sistemin Dayanıklılık Mekanizmaları
Marx, bu yasanın mutlak olmadığını, onu "askıya alan, engelleyen ve zayıflatan" eğilimler olduğunu vurgular.
Başlıca Karşıt Eğilimler:
Emek Sürecinin Yoğunlaştırılması:
Mutlak Artı-Değer: İş gününü uzatarak. Filmdeki işçilerin bitap düşmüş halleri bunun kanıtıdır.
Nispi Artı-Değer: Teknolojik yeniliklerle verimliliği artırarak, işçinin kendi geçimini üretmesi için gereken süreyi kısaltmak ve artı-değer ürettiği süreyi uzatmak.
Ücretlerin İşgücü Değerinin Altına Düşürülmesi: İşçileri, geçimlerini zar zor sağlayacak kadar düşük ücretlerle çalıştırmak. Göçmen işçiler, taşeron sistem, sendikasızlaştırma bu eğilimi güçlendirir.
Değişmeyen Sermayenin Ucuzlaması: Teknolojik ilerleme, makinelerin ve hammaddelerin üretim maliyetini düşürerek, organik bileşimdeki artışın hızını keser.
Nispi Artık Nüfus (İşsizler Ordusu): Makinelerin işçilerin yerini alması, sürekli bir işsizler kitlesi yaratır. Bu, çalışan işçilerin üzerinde bir baskı aracıdır; ücretlerin yükselmesini engeller.
Dış Ticaret ve Küreselleşke:
Gelişmemiş bölgelerde, organik bileşimi düşük (daha çok insan emeği) işletmeler kurarak yüksek kâr oranları elde etmek.
Ucuz hammadde ve kaynakları sömürmek.
Meta fazlasını bu pazarlarda satmak.
Finansallaşma ve Spekülasyon: Üretim alanında düşen kâr oranları, sermayeyi finans sektörüne yönlendirir. Hisse senetleri, tahviller, türev ürünler gibi finansal varlıklardan spekülatif kazançlar elde edilir. Bu, krizi erteleyen devasa balonlar yaratır.
Filmdeki Yansıma: Filmdeki entelektüel çatışmaların çoğu, bu karşıt eğilimler etrafında döner. Pierre Proudhon, kapitalizmi yıkmak yerine, küçük mülkiyete ve adil değişime dayalı bir sistem hayal eder. Bu, aslında kapitalizmin yarattığı sorunlara, kapitalizmin sınırları içinde bir çözüm arayışıdır. Wilhelm Weitling ise, entelektüel teoriye karşı, saf bir duygusal isyanı temsil eder. Marx ve Engels, her ikisine de karşı çıkarak, sistemi bir bütün olarak anlamanın ve onu yıkmak için örgütlü bir sınıf hareketi inşa etmenin gerekliliğini savunur.
2.3. SENTEZ: Yapısal Krizlerin Kaçınılmazlığı ve 2008'in Marksist Teşhisi
Karşıt eğilimler krizi ortadan kaldırmaz, sadece erteler. Daha da kötüsü, onu daha derin, daha geniş ve daha yapısal hale getirir. Sentez şudur: Kapitalizm, periyodik krizler olmadan var olamaz. Kriz, sistemin kendini "sıfırlama", değer yıkımı yoluyla yeniden yapılandırma biçimidir.
2008 Küresel Finansal Krizinin Diyalektik Analizi:
Tez (Uzun Vadeli Eğilim): 1970'lerden itibaren, sanayide (özellikle gelişmiş ülkelerde) kâr oranları düşme eğilimindeydi. Üretimde kâr bulmak giderek zorlaşıyordu.
Antitez (Karşıt Eğilimin Aşırı Büyümesi): Sermaye, bu düşüşü telafi etmek için finans sektörüne aktı. Finansallaşma, başlıca karşıt eğilim haline geldi. ABD'de, konut piyasası bu spekülasyonun odağı oldu. Düşük gelirlilere, geri ödeyemeyecekleri "subprime" mortgage kredileri verildi. Bu krediler, karmaşık finansal ürünlere (CDO'lar) dönüştürülerek dünya çapında satıldı. Bu devasa bir talep ve kâr balonu yarattı. Görünüşte herkes kazanıyordu: bankalar, inşaat şirketleri, ev sahipleri.
Sentez (Krizin Patlaması): 2007-2008'de balon patladı. Gerçek değeri olmayan bu finansal kağıtlar bir anda "değersiz" hale geldi. Bu, muazzam bir değer yıkımıydı. Devletler, sistemin çökmesini engellemek için, iflas eden bankaları ve şirketleri kurtardı. Bu, Marx'ın "kapitalist sınıfın genel iş kurulu" olarak tanımladığı devletin rolünü açıkça gösterdi. Ancak kurtarma paketlerinin faturası, işçi sınıfına, kemer sıkma politikaları, ücret dondurma ve sosyal harcamaların kesilmesi şeklinde ödetildi. Bu, sermayenin mantığının, toplumsal refahın önünde nasıl mutlak bir önceliğe sahip olduğunun kanıtıydı.**
Bölüm 3: Radikal Eleştiri ve Genişletilmiş Sentez: Ekolojik Kriz ve Birikim Teorisinin Sınırları
Marx'ın birikim teorisi, 20. yüzyılda yeterince vurgulanmayan ancak 21. yüzyılın varoluşsal sorunu haline gelen ekolojik krizi açıklamakta ne kadar işe yarar?
Eleştiri: Geleneksel Marksist kriz teorisi, genellikle kapitalizmin "içsel" ekonomik çelişkileriyle sınırlı kalmıştır. Oysa kapitalizm, kendisini sürdüren iki kaynağı da sistematik olarak tüketir: insan emeğini ve doğayı.
Kavramların Açılımı:
Doğanın Metalaşması: Bu, kapitalist birikimin yeni sınırlar arayışının en vahşi tezahürüdür. Daha önce meta olmayan her şey – temiz hava, su kaynakları, genetik kodlar, karbon salım kotası, ormanlar – bir fiyat etiketiyle pazara sürülür. Bu, yeni birikim alanları yaratarak krizi erteleyen bir karşıt eğilim işlevi görür.
Ekolojik Sömürü: Kapitalist üretim, doğayı bedavaya veya çok ucuza bir "hammadde kaynağı" ve "atık deposu" olarak görür. Doğanın kendini yenileme kapasitesi hiçe sayılır. Marx, Kapital'de bunu "toprak ile emekçi arasındaki metabolik etkileşimde onarılmaz bir yarık açıldığından" bahseder. Bu, metabolik yarık (metabolic rift) teorisidir.
Genişletilmiş Sentez: Buradaki sentez, ekonomik kriz ile ekolojik krizin ayrılmaz bir bütün olduğudur. Kapitalizmin birikim süreci, artık sadece emeğin sömürüsüne değil, aynı zamanda doğanın sömürüsüne de dayanır. Ekolojik kriz, ekonomik krizin bir dışsallığı değil, onun merkezinde yer alan bir olgudur.
"Yeşil Kapitalizm" bir Çözüm mü? Hayır. Yeşil teknolojilere yapılan yatırımlar, karbon borsaları, "sürdürülebilir" ürünler... Bunların tümü, doğanın metalaştırılmasının yeni ve daha sofistike biçimleridir. Krizin kökenindeki mantığı – yani sınırsız birikim ve büyüme zorunluluğunu – değiştirmezler. Sadece onu yeşile boyarlar. Gerçek çözüm, kapitalist üretim tarzının kendisinin aşılmasında, yani ekolojik olarak sürdürülebilir ve toplumsal ihtiyaçlara dayalı yeni bir metabolik düzenin kurulmasında yatar.
Filmdeki İzlek: Film doğrudan ekolojiden bahsetmez. Ancak, Manchester'ın gri, dumanlı, kirli endüstriyel manzarası, metabolik yarılmanın en somut görüntüsüdür. İşçi sınıfının yaşadığı sefalet ile çevresel bozulum arasındaki bağ, filmin her karesinde hissedilir.
Sonuç: Fırtınadan Çıkış Yolu
Genç Karl Marx bize sadece tarihsel bir drama sunmaz. Bize, içinde yaşadığımız kaotik dünyayı anlamak için bir harita, bir teşhis aleti sunar. Marx ve Engels'in gençlik enerjisi ve teorik radikalliği, bugün karşı karşıya olduğumuz devasa sorunlar karşısında bize hala ilham verebilir.
Bu makalenin diyalektik yolculuğu şu sonuçlara varmıştır:
Tez Geçerlidir: Sermayenin organik bileşiminin yükselmesi ve kâr oranlarının düşme eğilimi, kapitalizmin yapısal bir gerçeğidir.
Antitez Direnişlidir: Sistem, finansallaşma, küreselleşme ve doğanın metalaştırılması gibi karşıt eğilimlerle krizleri sürekli erteler ve şekil değiştirir.
Sentez Kaçınılmazdır: Bu ertelemeler, krizleri ortadan kaldırmaz, aksine onları daha derin, daha küresel ve insanlık ile gezegen için daha yıkıcı hale getirir. 2008 krizi bunun ekonomik, iklim krizi ise ekolojik kanıtıdır.
Filmin finali, Komünist Manifesto'nun yazılması ve "Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!" çağrısıyla sona erer. Bugün, bu çağrı yeni bir anlam kazanmıştır. Artık sadece işçilerin değil, gezegenin ve onunla birlikte yaşamak isteyen tüm insanlığın birleşmesi gerekmektedir. Görev, 21. yüzyılın koşullarında, ekonomik ve ekolojik krizi aynı anda hedef alan yeni bir özgürleşme projesi inşa etmektir. Tıpkı genç Marx ve Engels'in, kendi çağlarının fırtınasının göbeğinde yaptığı gibi.
KAYNAKÇA
A. Marx ve Engels'in Temel Eserleri (Birincil Kaynaklar)
Marx, Karl ve Engels, Friedrich. (1848). Komünist Manifesto. Çev: Nail Satlıgan. Yar Yayınları.
Marx, Karl. (1867). Kapital: Ekonomi Politiğin Eleştirisi, Cilt 1. Çev: Alaattin Bilgi. Sol Yayınları.
Marx, Karl. (1885). Kapital, Cilt 2. Çev: Mehmet Selik. Sol Yayınları.
Marx, Karl. (1894). Kapital, Cilt 3. Çev: Mehmet Selik. Sol Yayınları.
Marx, Karl. (1859). Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı. Çev: Sevim Belli. Sol Yayınları.
Marx, Karl. (1844). 1844 El Yazmaları. Çev: Kenan Somer. Sol Yayınları.
Marx, Karl. (1993). Grundrisse: Ekonomi Politiğin Eleştirisi İçin Ön Çalışma. Çev: Sevan Nişanyan. Birikim Yayınları.
B. Marksist Teori ve Kriz Analizi Üzerine İkincil Kaynaklar
8. Harvey, David. (2010). Marx'ın Kapital'i İçin Kılavuz. Çev: A. Cevdet Aşkın. Metis Yayınları.
9. Harvey, David. (2011). The Enigma of Capital and the Crises of Capitalism. Profile Books.
10. Mandel, Ernest. (1978). Marksist Ekonomi Teorisi. Çev: Orhan Suda. Yazın Yayıncılık.
11. Mandel, Ernest. (1995). Late Capitalism. Verso.
12. Mészáros, István. (1995). Beyond Capital: Towards a Theory of Transition. Merlin Press.
13. Mészáros, István. (2011). Sermayenin Ötesi. Çev: T. A. Ateş. Yordam Kitap.
14. Sweezy, Paul M. (1942). Kapitalist Gelişme Teorisi. Çev: T. Yaman. Belge Yayınları.
15. Baran, Paul A. ve Sweezy, Paul M. (1966). Tekelci Sermaye. Çev: C. Cerit. Belge Yayınları.
16. Luxemburg, Rosa. (1913). Sermaye Birikimi. Çev: T. Yaman. Belge Yayınları.
17. Foster, John Bellamy ve Magdoff, Fred. (2009). The Great Financial Crisis: Causes and Consequences. Monthly Review Press.
18. McNally, David. (2011). Global Slump: The Economics and Politics of Crisis and Resistance. PM Press.
19. Varoufakis, Yanis. (2011). The Global Minotaur: America, Europe and the Future of the Global Economy. Zed Books.
20. Savran, Sungur. (2022). Sınıf Mücadelesi ve Kapitalizmin Çöküşü. Yordam Kitap.
21. Öngen, Tülin. (2008). Kapitalizmi Anlamak. Yordam Kitap.
22. Sönmez, Mustafa. (2009). Kapitalizmin Kara Kitabı: 2008 Krizi. Yordam Kitap.
C. Ekolojik Marksizm ve Metabolik Yarık Teorisi
23. Foster, John Bellamy. (2000). Marx's Ecology: Materialism and Nature. Monthly Review Press.
24. Foster, John Bellamy. (2009). The Ecological Revolution: Making Peace with the Planet. Monthly Review Press.
25. Foster, John Bellamy. (2020). The Return of Nature: Socialism and Ecology. Monthly Review Press.
26. Moore, Jason W. (2015). Capitalism in the Web of Life: Ecology and the Accumulation of Capital. Verso.
27. O'Connor, James. (1998). Natural Causes: Essays in Ecological Marxism. Guilford Press.
28. Kovel, Joel. (2007). The Enemy of Nature: The End of Capitalism or the End of the World?. Zed Books.
29. Aydoğdu, Yasin. (2015). Ekolojik Yıkım ve Kapitalizm. Nota Bene Yayınları.
30. Toksöz, Fikret. (2018). Ekososyalizm: Kapitalizmi Aşarken, Doğayı Kurtarmak. Yordam Kitap.
D. Film, Kültür ve Tarih Çalışmaları
31. Peck, Raoul (Yönetmen). (2017). The Young Karl Marx [Film]. Agat Films & Cie.
32. Hobsbawm, Eric. (1962). The Age of Revolution: 1789–1848. Vintage.
33. Hobsbawm, Eric. (1975). The Age of Capital: 1848–1875. Vintage.
34. Sperber, Jonathan. (2013). Karl Marx: A Nineteenth-Century Life. Liveright Publishing.
35. Stedman Jones, Gareth. (2016). Karl Marx: Greatness and Illusion. Belknap Press.
36. Jameson, Fredric. (1992). Postmodernism, or, The Cultural Logic of Late Capitalism. Duke University Press.
37. Lukács, Georg. (1923). History and Class Consciousness. MIT Press.
E. Makaleler ve Akademik Dergiler
38. Foster, John Bellamy ve Clark, Brett. (2020). "The Capitalinian: The First Geological Age of the Anthropocene". Monthly Review, 72(3).
39. Malm, Andreas. (2018). "In Wildness is the Liberation of the World: On Maroon Ecology and Partisan Nature". Historical Materialism, 26(3).
40. Harvey, David. (2011). "The Urban Roots of Financial Crises: Reclaiming the City for Anti-Capitalist Struggle". Socialist Register, 48.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder