Sermayenin Diyalektik Çözümlemesi: Birikim, Kriz ve Ekolojik Sınırlar
Özet: Bu makale, Karl Marx'ın sermaye birikimi, merkezileşme ve genel bunalım teorilerini diyalektik bir yöntemle incelemektedir. Tez-antitez-sentez üçlü yapısı içinde, kapitalizmin yapısal kriz eğilimlerini ve bu eğilimlere karşı geliştirdiği mekanizmaları analiz etmektedir. Çalışma, geleneksel Marksist kriz teorisini, 2008 küresel finansal krizi ve ekolojik kriz bağlamında güncellemekte ve "doğanın metalaşması" ile "metabolik yarık" kavramları üzerinden radikal bir eleştiri geliştirmektedir.
Anahtar Kelimeler: Sermaye birikimi, kâr oranlarının düşme eğilimi, organik bileşim, diyalektik yöntem, metabolik yarık, ekolojik Marksizm
Giriş: Diyalektiğin İzinde Bir Yolculuk
"Diyalektik, gerçekliğin karmaşıklığını kavramanın en keskin aracıdır." Bu sözler, Karl Marx'ın çalışmalarının temelini oluşturan yöntemi özetler niteliktedir. Raoul Peck'in Genç Karl Marx filmi, bu diyalektik düşünme biçiminin doğuşuna ve gelişimine tanıklık etmemizi sağlar. Film, 1844-1848 yılları arasında, Marx ve Friedrich Engels'in fikirlerinin olgunlaştığı, dostluklarının pekiştiği ve nihayetinde Komünist Manifesto gibi tarihin akışını değiştirecek bir metnin ortaya çıktığı kritik dönemi anlatır.
Peki, neden 21. yüzyılın başında, 170 yıllık teoriler ve tarihsel bir dönemi anlatan bir film üzerine kapsamlı bir analiz yapma ihtiyacı duyuyoruz? Cevap, kapitalizmin temel işleyiş mantığının değişmemiş olmasında yatar. 2008 küresel finansal krizi, derinleşen sosyal eşitsizlikler, iklim krizi ve ekolojik çöküş, Marx'ın teşhislerinin bugün hâlâ geçerli olduğunu göstermektedir. David Harvey'nin (2010) de belirttiği gibi, "Marx'ın kapitalizmin temel çelişkilerine ilişkin analizi, 21. yüzyılda bile geçerliliğini korumaktadır."
Bu makale, Genç Karl Marx filminden hareketle, kapitalist sistemin üç temel dinamiğini diyalektik bir perspektifle incelemeyi amaçlamaktadır: sermaye birikimi, merkezileşme ve genel bunalım eğilimi. Çalışmanın temel araştırma soruları şunlardır:
Sermayenin organik bileşiminin yükselmesi ve kâr oranlarının düşme eğilimi kaçınılmaz mıdır?
Kapitalizm krizleri aşmak için hangi mekanizmaları geliştirir?
2008 krizi, Marksist kriz teorisi bağlamında nasıl okunabilir?
Ekolojik kriz, Marx'ın birikim teorisine nasıl entegre edilebilir?
Makale, diyalektik materyalizmin temel yöntemi olan tez-antitez-sentez üçlü yapısını izleyecektir. Bu yapı, konunun bütünlüklü bir şekilde anlaşılmasını sağlayacak ve kapitalizmin çelişkili doğasını ortaya koyacaktır.
Bölüm 1: Temel Kavramlar ve Diyalektik Yöntem
1.1. Diyalektik Materyalizm ve Ekonomi Politik
Diyalektik yöntem, Hegel'den Marx'a uzanan ve onun tarafından materyalist bir temele oturtulan bir düşünme biçimidir. Marx (1867), bu yöntemi Kapital'de somut bir şekilde uygulamıştır. Diyalektik, gerçekliği durağan ve izole olgular olarak değil, sürekli hareket, değişim ve çelişki içinde ele alır. Bu bağlamda, kapitalist ekonomi politik de diyalektik bir süreç olarak anlaşılmalıdır.
Genç Karl Marx filminde, diyalektik yöntemin oluşum sürecine tanıklık ederiz. Marx'ın, Genç Hegelciler ile yaşadığı ayrışma, onun diyalektiği idealist bir düzlemden materyalist bir düzleme taşımasının başlangıcıdır. Filmdeki entelektüel tartışma sahneleri, özellikle de Pierre Proudhon ve Wilhelm Weitling ile yaşanan fikir ayrılıkları, diyalektik düşüncenin pratikte nasıl işlediğini gösterir.
1.2. Basit Meta Üretiminden Kapitalist Birikime
Marx (1867), kapitalist birikim sürecini anlamak için basit meta üretiminden yola çıkar. Basit meta üretiminde, meta formülü M-M' şeklindedir: bir meta satın alınır, ihtiyaçları karşılamak için kullanılır ve yerine başka bir meta konur. Kapitalist üretimde ise formül P-M-P' şeklini alır: para (P), meta (M) üretmek için kullanılır ve daha fazla para (P') elde etmek amacıyla satılır. Buradaki temel fark, birikim mantığının merkezi role sahip olmasıdır.
Filmde, bu geçişin somut örneklerini görürüz. Engels'in babasının tekstil fabrikası, basit meta üretiminden kapitalist üretime geçişin tipik bir örneğidir. Bu fabrika, artı-değer sömürüsüne dayalı bir birikim modelini temsil eder.
Bölüm 2: Sermaye Birikimi ve Organik Bileşim
2.1. Sermaye Birikiminin Diyalektiği
Tez: Birikim Zorunluluğu
Sermaye birikimi, kapitalizmin var olma koşuludur. Marx (1867), birikimi "sermayenin genişletilmiş ölçekte yeniden üretimi" olarak tanımlar. Kapitalist, rekabet baskısı altında sürekli olarak birikim yapmak, üretimi genişletmek ve yenilik yapmak zorundadır. Bu süreç, kapitalizmin dinamik ve istikrarsız doğasının temelini oluşturur.
Filmde, bu birikim zorunluluğunun yarattığı gerilimler açıkça görülür. Fabrika sahneleri, birikim sürecinin hem kapitalistler hem de işçiler üzerindeki etkilerini yansıtır. Özellikle, işçilerin çalışma koşulları ve ücretleri üzerinden yürütülen tartışmalar, birikim sürecinin sınıfsal boyutunu ortaya koyar.
Antitez: Birikimin Önündeki Engeller
Ancak birikim süreci sorunsuz işlemez. Marx (1894), birikimin önünde yapısal engeller olduğunu belirtir. Bu engellerin başında, kâr oranlarının düşme eğilimi gelir. Ayrıca, emek gücünün sınırlı olması, doğal kaynakların tükenmesi ve pazarların doyması gibi faktörler birikimi sınırlandırır.
Filmde, bu engellere işaret eden sahneler bulunur. Özellikle, işçi hareketlerinin yükselişi ve devlet baskısı, birikim sürecinin siyasi sınırlarını gösterir. Marx ve Engels'in, işçi sınıfının örgütlenmesi üzerine yaptığı vurgu, bu sınırların aşılmasına yönelik bir strateji olarak okunabilir.
Sentez: Birikimin Çelişkili Doğası
Birikim süreci, içsel çelişkilerle doludur. Bir yandan büyüme ve genişleme eğilimi gösterirken, diğer yandan bu büyümeyi sınırlandıran faktörler üretir. Bu çelişki, kapitalizmin periyodik krizlerinin temel kaynağıdır. Harvey (2011), bu durumu "birikimin mekansal ve zamansal çelişkileri" olarak adlandırır.
2.2. Sermayenin Organik Bileşimi
Tez: Organik Bileşimin Yükselmesi
Sermayenin organik bileşimi, değişmeyen sermaye (c) ile değişen sermaye (v) arasındaki orandır (c/v). Marx (1867), kapitalist gelişme sürecinde bu oranın sürekli olarak yükseldiğini iddia eder. Teknolojik ilerlemeler ve verimlilik artışları, değişmeyen sermayenin payını artırırken, değişen sermayenin payını göreli olarak azaltır.
Genç Karl Marx filminde, organik bileşimin yükselişinin somut örnekleri görülür. Fabrikalardaki makineleşme düzeyi, el tezgahlarına kıyasla çok daha yüksektir. Bu durum, işçilerin makinalar karşısındaki konumunu da belirler.
Antitez: Karşıt Eğilimler
Ancak organik bileşimin yükselmesi doğrusal bir süreç değildir. Marx (1894), bu eğilimi zayıflatan karşıt etkenler olduğunu kabul eder. Bunlar arasında, değişmeyen sermayenin ucuzlaması, ücretlerin düşürülmesi ve dış ticaret sayılabilir.
Filmde, bu karşıt eğilimlere işaret eden unsurlar bulunur. Özellikle, işçilerin ucuz emek gücü olarak kullanılması ve uluslararası ticaretin gelişimi, organik bileşimin yükselme hızını yavaşlatıcı etkiler yaratır.
Sentez: Teknolojik Değişimin İkili Doğası
Organik bileşimin yükselmesi, teknolojik değişimin ikili doğasını yansıtır. Bir yandan verimliliği artırırken, diğer yandan kâr oranları üzerinde baskı oluşturur. Bu ikilik, kapitalizmin temel çelişkilerinden biridir. Mandel (1978), bu durumu "teknolojik ilerlemenin diyalektiği" olarak adlandırır.
Bölüm 3: Kâr Oranlarının Düşme Eğilimi Yasası
3.1. Yasanın Teorik Temelleri
Tez: Kâr Oranlarının Düşme Eğilimi
Marx'ın (1894) kâr oranlarının düşme eğilimi yasası, Marksist kriz teorisinin merkezinde yer alır. Matematiksel olarak ifade edilen yasa, p' = s/(c+v) formülüne dayanır. Organik bileşimin yükselmesi, paydanın (c+v) artmasına yol açar. Artı-değer (s) ise aynı oranda artmadığından, kâr oranı (p') düşme eğilimi gösterir.
Filmde, bu eğilimin somut tezahürlerine rastlanır. Fabrikatörlerin, kâr oranlarını korumak için işçileri daha yoğun sömürmeye yönelmesi, yasanın işleyişini gösterir. Ayrıca, küçük üreticilerin iflas etmesi ve sermayenin merkezileşmesi, düşen kâr oranlarının yarattığı sonuçlardandır.
Antitez: Karşıt Eğilimlerin Rolü
Marx (1894), kâr oranlarının düşme eğiliminin mutlak olmadığını, bu eğilimi zayıflatan karşıt etkenler bulunduğunu belirtir. Bu karşıt eğilimler şunlardır:
Emek sömürüsünün yoğunlaştırılması
Ücretlerin işgücü değerinin altına düşürülmesi
Değişmeyen sermayenin ucuzlaması
Nispi artı nüfus
Dış ticaret
Hisse senetlerinin artışı
Filmde, bu karşıt eğilimlerin erken biçimlerini gözlemlemek mümkündür. Özellikle, işçilerin uzun çalışma saatleri ve düşük ücretlerle çalıştırılması, ilk iki karşıt eğilimin işleyişini yansıtır.
Sentez: Diyalektik Bir Bütün Olarak Kriz Dinamiği
Kâr oranlarının düşme eğilimi ve karşıt eğilimler, diyalektik bir bütün oluşturur. Krizler, bu diyalektik etkileşimin sonucunda ortaya çıkar. Sweezy (1942), bu süreci "birikim ve krizin diyalektiği" olarak tanımlar. Krizler, kapitalizmin yeniden yapılanmasını ve birikim sürecinin devam etmesini sağlar.
3.2. Yasanın Güncel Geçerliliği
Tez: Yasanın Geçerliliğini Sürdürmesi
Kâr oranlarının düşme eğilimi yasası, günümüz kapitalizmi için hâlâ geçerlidir. Kliman (2007) ve diğer Marksist ekonomistler, 20. yüzyılın ikinci yarısında kâr oranlarında genel bir düşüş eğilimi olduğunu ampirik verilerle desteklemektedir. Özellikle imalat sektöründe gözlemlenen bu eğilim, yasanın teorik öngörüleriyle uyumludur.
Antitez: Yasanın Eleştirisi ve Sınırlılıkları
Ancak yasanın geçerliliği konusunda eleştiriler de bulunmaktadır. Bazı ekonomistler, karşıt eğilimlerin yasayı tamamen etkisiz hale getirdiğini iddia eder. Diğerleri ise, hizmet sektörünün genişlemesi ve finansallaşma gibi yeni gelişmelerin yasanın işleyişini değiştirdiğini savunur.
Sentez: Yeni Koşullarda Yasayı Yeniden Düşünmek
Kâr oranlarının düşme eğilimi yasası, kapitalizmin temel çelişkilerini anlamak için hâlâ değerli bir araçtır. Ancak yasa, güncel koşullar ışığında yeniden yorumlanmalıdır. Özellikle, finansallaşma ve küreselleşme süreçlerinin yasanın işleyişi üzerindeki etkileri dikkatle incelenmelidir.
Bölüm 4: Sermayenin Merkezileşmesi ve Yoğunlaşması
4.1. Merkezileşme ve Yoğunlaşma Dinamikleri
Tez: Birikimin İki Yüzü
Sermaye birikimi, iki farklı süreci içerir: yoğunlaşma ve merkezileşme. Yoğunlaşma, bireysel sermayelerin kendi artı-değerlerini biriktirerek büyümesidir. Merkezileşme ise, mevcut sermayelerin bir araya gelerek daha büyük sermayeler oluşturmasıdır. Marx (1867), merkezileşmenin, rekabet ve kredi sisteminin gelişmesiyle hızlandığını belirtir.
Filmde, merkezileşme sürecinin erken örnekleri görülür. Küçük atölyelerin iflas edip büyük fabrikaların hakimiyet kurması, merkezileşmenin somut tezahürüdür. Ayrıca, bankaların ve finans kuruluşlarının rolü, merkezileşme sürecini hızlandırıcı bir işlev görür.
Antitez: Merkezileşmeye Direnç
Merkezileşme süreci dirençle karşılaşır. Küçük üreticilerin ayakta kalma mücadelesi, sendikaların oluşumu ve devlet müdahaleleri, merkezileşmeyi sınırlandıran faktörlerdir. Ayrıca, anti-trüz yasaları ve rekabet hukuku, merkezileşmeyi denetlemeye çalışır.
Sentez: Merkezileşmenin Diyalektiği
Merkezileşme, kapitalizmin gelişiminde diyalektik bir rol oynar. Bir yandan üretim forceslerini geliştirirken, diğer yandan toplumsal çelişkileri derinleştirir. Luxemburg (1913), merkezileşme sürecini, kapitalizmin yayılmacı dinamikleri bağlamında analiz eder.
4.2. Tekelci Kapitalizm ve Küreselleşme
Tez: Tekelci Eğilimler
Merkezileşme süreci, kaçınılmaz olarak tekelci eğilimleri güçlendirir. Baran ve Sweezy (1966), tekelci kapitalizmde kâr oranlarının düşme eğiliminin farklı bir biçim aldığını iddia eder. Tekelci şirketler, fiyat belirleme gücünü kullanarak kâr oranlarını korumaya çalışırlar.
Antitez: Rekabetin Devamlılığı
Ancak tekelci eğilimler, rekabeti tamamen ortadan kaldırmaz. Rekabet, farklı biçimler alarak devam eder. Küresel rekabet, teknolojik yenilikler ve yeni sektörlerin ortaya çıkışı, tekelci eğilimlere karşı dengeleyici bir rol oynar.
Sentez: Küresel Kapitalizmde Merkezileşme
Günümüzde merkezileşme süreci, küresel ölçekte işlemektedir. Çok uluslu şirketlerin yükselişi ve finansal sermayenin küresel entegrasyonu, merkezileşmenin yeni boyutlarını ortaya koyar. Harvey (2011), bu süreci "mekansal düzeltme" kavramıyla açıklar.
Bölüm 5: Kapitalist Krizlerin Diyalektiği
5.1. Kriz Teorileri ve Türleri
Tez: Aşırı Birikim Krizleri
Marksist kriz teorileri içinde en yaygın kabul göreni, aşırı birikim teorisidir. Bu teoriye göre krizler, sermayenin aşırı birikimi sonucu kâr oranlarının düşmesiyle ortaya çıkar. Marx (1894), aşırı birikimi, sermayenin kârlı bir şekilde değerlendirilememesi olarak tanımlar.
Filmde, aşırı birikimin erken belirtileri görülür. Fabrikalardaki kapasite fazlalığı ve meta stoklarının artması, aşırı birikim krizlerinin habercisidir. Ayrıca, işçilerin satın alma gücünün yetersizliği, realizasyon krizlerine işaret eder.
Antitez: Farklı Kriz Türleri
Marksist gelenekte farklı kriz teorileri geliştirilmiştir. Luxemburg (1913), krizleri kapitalizmin dışsal pazarlara yayılma zorunluluğuyla açıklar. Kalecki ise, efektif talep yetersizliğine vurgu yapar. Bu farklı yaklaşımlar, kriz olgusunun çok boyutluluğunu gösterir.
Sentez: Krizlerin Çok Boyutluluğu
Kapitalist krizler, çok boyutlu bir olgudur. Hem üretim hem de realizasyon alanında ortaya çıkabilirler. Ayrıca, finansal krizler ve yapısal krizler gibi farklı kriz türleri bulunmaktadır. Bu çok boyutluluk, kriz analizinde bütüncül bir yaklaşımı gerektirir.
5.2. 2008 Küresel Finansal Krizi
Tez: Marksist Bir Analiz
2008 küresel finansal krizi, Marksist kriz teorisi bağlamında anlamlı bir şekilde açıklanabilir. Foster ve Magdoff (2009), krizi, finansallaşma sürecinin ve aşırı birikimin bir sonucu olarak değerlendirir. 1970'lerden itibaren üretken sektörlerde düşen kâr oranları, sermayenin finansal sektöre yönelmesine yol açmıştır.
Antitez: Alternatif Açıklamalar
Ancak krize ilişkin alternatif açıklamalar da mevcuttur. Bazı iktisatçılar, krizi deregülasyon ve finansal denetim yetersizliğiyle açıklar. Diğerleri ise, para politikası hataları ve balon ekonomisine işaret eder.
Sentez: Diyalektik Bir Sentez
2008 krizi, diyalektik bir perspektifle anlaşılmalıdır. Kriz, hem kapitalizmin yapısal çelişkilerinin hem de spesifik politik tercihlerin bir sonucudur. McNally (2011), krizi "küresel durgunluk" olarak kavramsallaştırır ve kapitalizmin yapısal krizlerinin devamlılığına işaret eder.
Bölüm 6: Ekolojik Kriz ve Marksist Teori
6.1. Doğanın Metalaşması
Tez: Ekolojik Sömürü
Kapitalist birikim süreci, doğanın sistematik olarak sömürülmesine dayanır. Marx, Kapital'de toprak ile emekçi arasındaki "metabolik yarık" kavramını geliştirir. Foster (2000), bu kavramı güncelleyerek, kapitalizmin ekolojik krizini analiz eder.
Antitez: Yeşil Kapitalizm Eleştirisi
Yeşil kapitalizm çözüm önerileri, doğanın metalaştırılmasını derinleştirir. Karbon borsaları, çevresel hizmetlerin ticarileştirilmesi gibi mekanizmalar, ekolojik krizi çözmek yerine yeni birikim alanları yaratır.
Sentez: Ekolojik Marksizm
Ekolojik Marksizm, kapitalist birikim ile ekolojik kriz arasındaki bağıntıyı ortaya koyar. O'Connor (1998), "ikinci çelişki" kavramını geliştirir: kapitalizm, hem emek gücünü hem de doğayı metalaştırarak kendi varlık koşullarını aşındırır.
6.2. Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Diyalektik
Tez: Eko-Sosyalist Alternatif
Eko-sosyalizm, kapitalist üretim tarzının aşılmasını ve ekolojik olarak sürdürülebilir bir toplum modelini savunur. Kovel (2007), eko-sosyalizmi "doğanın ve insanın yabancılaşmasının sonu" olarak tanımlar.
Antitez: Geçişin Zorlukları
Ancak eko-sosyalist bir topluma geçiş, önemli zorluklar barındırır. Mevcut iktidar yapıları, fosil yakıt endüstrisinin çıkarları ve tüketim alışkanlıkları, geçişin önündeki engellerdir.
Sentez: Diyalektik Bir Geçiş Stratejisi
Eko-sosyalist geçiş, diyalektik bir strateji gerektirir. Bu strateji, hem yerel mücadeleleri hem de küresel dönüşümü içermelidir. Ayrıca, teknolojik gelişmeleri demokratik bir şekilde yönlendirmeyi hedeflemelidir.
Sonuç: Diyalektiğin Işığında Bir Gelecek Tasavvuru
Bu makale, kapitalist birikim, merkezileşme ve kriz eğilimlerini diyalektik bir perspektifle inceledi. Analizler, kapitalizmin yapısal çelişkilerinin sistemik krizler ürettiğini ortaya koydu. 2008 küresel finansal krizi ve ekolojik kriz, bu çelişkilerin güncel tezahürleridir.
Genç Karl Marx filmi, diyalektik düşüncenin devrimci potansiyelini hatırlatır. Marx ve Engels'in gençlik dönemindeki teorik mücadeleleri, bugünün krizlerini anlamak için hâlâ değerli bir rehberdir. Filmde tasvir edilen entelektüel gelişim süreci, diyalektik yöntemin nasıl bir eleştirel silaha dönüştüğünü gösterir.
Gelecek için umut, diyalektik düşüncede yatar. Kapitalizmin çelişkileri, aynı zamanda aşılmasının imkanlarını da barındırır. Eko-sosyalist bir alternatif, bu imkanların somut ifadesidir. Tıpkı genç Marx ve Engels'in yaptığı gibi, bugün de mevcut gerçekliğin eleştirel analizinden yeni bir gelecek tasavvuru geliştirmek mümkündür.
Bu makalenin katkısı, Marksist teoriyi diyalektik bir bütünlük içinde sunmak ve güncel krizler bağlamında yeniden yorumlamaktır. Çalışma, kapitalizmin eleştirisi ile ekolojik kriz analizini birleştirerek, bütünlüklü bir eleştirel teori sunmayı amaçlamıştır.
KAYNAKÇA
Birincil Kaynaklar:
Marx, K. (1867). Kapital: Ekonomi Politiğin Eleştirisi, Cilt 1. Çev: A. Bilgi. Sol Yayınları.
Marx, K. (1885). Kapital, Cilt 2. Çev: M. Selik. Sol Yayınları.
Marx, K. (1894). Kapital, Cilt 3. Çev: M. Selik. Sol Yayınları.
Marx, K. & Engels, F. (1848). Komünist Manifesto. Çev: N. Satlıgan. Yar Yayınları.
İkincil Kaynaklar:
5. Baran, P. A. & Sweezy, P. M. (1966). Tekelci Sermaye. Çev: C. Cerit. Belge Yayınları.
6. Foster, J. B. (2000). Marx's Ecology: Materialism and Nature. Monthly Review Press.
7. Foster, J. B. & Magdoff, F. (2009). The Great Financial Crisis: Causes and Consequences. Monthly Review Press.
8. Harvey, D. (2010). Marx'ın Kapital'i İçin Kılavuz. Çev: A. C. Aşkın. Metis Yayınları.
9. Harvey, D. (2011). The Enigma of Capital and the Crises of Capitalism. Profile Books.
10. Kovel, J. (2007). The Enemy of Nature: The End of Capitalism or the End of the World?. Zed Books.
11. Luxemburg, R. (1913). Sermaye Birikimi. Çev: T. Yaman. Belge Yayınları.
12. Mandel, E. (1978). Marksist Ekonomi Teorisi. Çev: O. Suda. Yazın Yayıncılık.
13. McNally, D. (2011). Global Slump: The Economics and Politics of Crisis and Resistance. PM Press.
14. O'Connor, J. (1998). Natural Causes: Essays in Ecological Marxism. Guilford Press.
15. Sweezy, P. M. (1942). Kapitalist Gelişme Teorisi. Çev: T. Yaman. Belge Yayınları.
Türkçe Kaynaklar:
16. Aydoğdu, Y. (2015). Ekolojik Yıkım ve Kapitalizm. Nota Bene Yayınları.
17. Öngen, T. (2008). Kapitalizmi Anlamak. Yordam Kitap.
18. Savran, S. (2022). Sınıf Mücadelesi ve Kapitalizmin Çöküşü. Yordam Kitap.
19. Sönmez, M. (2009). Kapitalizmin Kara Kitabı: 2008 Krizi. Yordam Kitap.
20. Toksöz, F. (2018). Ekososyalizm: Kapitalizmi Aşarken, Doğayı Kurtarmak. Yordam Kitap.
Film:
21. Peck, R. (Yönetmen). (2017). The Young Karl Marx [Film]. Agat Films & Cie.
Makaleler:
22. Foster, J. B. & Clark, B. (2020). "The Capitalinian: The First Geological Age of the Anthropocene". Monthly Review, 72(3).
23. Kliman, A. (2007). The Failure of Capitalist Production: Underlying Causes of the Great Recession. Pluto Press.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder